Başkan Sözen, Ulualan için referandum önerdi

Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen, Ulualan’da yapılması planlanan golf alanları ve otel için Manavgat’ta referaandum yapılmasını istedi. Başkan Sözen, “Eğer bu kentle yapacağınız projelerle ilgili bu kentin hesabını yapıyorsanız, eğer bu kentin düşüncelerini dikkate alıyorsanız, koyarsınız bir referandum neticesini hep beraber alır ve sonucuna hep beraber saygılı oluruz” dedi.

Başkan Sözen, Ulualan için referandum önerdi
05 Haziran 2020 - 14:15

Ulualan’ı Koruma Platformu, bölgeye yapılacak olan golf alanları ve otel konusunda bir basın toplantısı düzenledi. Ulualan’da düzenlenen basın toplantısında konuşan Manavgat Belediye Başkanı Şükrü Sözen, Ulualan için referandum yapılmasını önererek, “İlk defa burada dile getiriyorum, kimseyle de konuşmadım. Çok net bir yöntem var. Eğer bu kentle yapacağınız projelerle ilgili bu kentin hesabını yapıyorsanız, eğer bu kentin düşüncelerini dikkate alıyorsanız, koyarsınız bir referandum neticesini hep beraber alır ve sonucuna hep beraber saygılı oluruz” dedi.

Ulualan’da düzenlenen basın toplantısına platform üyeleri, siyasi partilerin ilçe temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Burada konuşan Başkan Sözen, “Çok daha keyifli bir konu ile huzurunuzda olmak daha güzel olurdu diye düşünüyorum” sözleri ile başladı. Sözen, Olumsuz süreçlerde olumlu birşeyler çıkartmak gerektiğini ve bu günün öyle bir gün olduğunu ifade ederek, “Kaygı duyduğum kadar bir o kadar da mutluyum. Neden derseniz? Manavgat ailesini tek yürek, tek yumruk burada bütün dinamikleri ile gördük. Manavgat’ta yaşayan hemşerilerimizin ayırt etmeksizin kentlerine bir aile mevhumuyla ne kadar sahip çıkacaklarını, çıktıklarını ve gelecekde de sahip çıkacaklarının göstergesi burada. Bizler geleceğine sahip çıkan bir kentiz. Bizler yarınlarına, çocuklarının geleceğine sahip çıkabilecek kent insanlarıyız. Burada sizlerin birlikteliği Platforma güç verdi, doğru bildiğimizi sonuna kadar bu güçle söylemeye devam edeceğiz” şeklinde konuşarak şunları söyledi:

Hiçbirimiz bu kente zarar vermeyiz

“Sizlerle birlikte bizim yapamayacağımız şey yok. Kendimizi doğru anlattığımız, kendimizi sağlıklı bir dil kullanarak ifade ettiğimiz, bürokratik dili sapmadan haklılığımızı üzerine basa basa ifade ettiğimiz zaman halka, buradaki birlikteliğe rağmen kimsenin bir şey yapamayacağını mutlaka göstereceğiz.
Platformda bulunan arkadaşlarım, her biri sizler tarafından seçilen, görevinin bilincinde, sorumluluğunda, Manavgat’a karşı sorumlu insanlar. Bu insanların hiçbiri, bizler de dahil bütün sitasi partiler ve sivil toplum örgütü yöneticileri de dahil kimseyi yanlış asla bilgilendirmez. Burada yüreğimizden gelen samimi olarak ifade ettiklerimizin her biri Manavgat’ın kalbinden gelenlerdir. Bugün dünyanın en güzel kenti Manavgat’ta yaşıyoruz ve hepimiz bu kente artı değer katmak için uğraşıyoruz. Hiçbirimiz bu kente zarar vermeyiz. Antalya ile dünya ile bu kenti paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz. Hepimizin burada oluş amacı, hepimizin duyarlılığının arkasında bize olan bu güzel lutuflara artı değer katmaktır. Manavgatımızı çok daha güzel, yaşanılır, çağdaş, özel bir destinasyon kent olan turizmin gerçek anlamda başkentine dönüştürmek adına buradaki hassasiyetimiz bu.

Bakın nasıl bir Manavgat’tan söz ediyoruz, nasıl bir Manavgat için hepimiz burada toplandık? 200 tane 5 yıldızlı oteli barındıran Manavgat’ın geleceği için burada toplanmış bulunuyoruz. 250 bin Bakanlık belgeli, yatak kapasitesiyle Türkiye’nin turizmdeki en büyüğü Manavgat için hepimiz buradayız. Böylesine güzel bir kente hiçbirimiz zarar vermek istemeyiz. Hepimizin temsil ettiği görevler itibariyle, vatandaşlık duruşu itibariyle amacımız bu güzel değerlere, bu önde oluşumuza bir kat daha katkı yapmak, dünya çapında konuşulan bir kent oluşturabilmek.

Nereden başladık? Bizim için çok özel bir miras olan Side’nin yeniden yapılandırılmasıyla başladık, ırmak kenarlarımızı gün yüzüne çıkartmakla başladık. En önemli ayaklarından bir tanesi de, hayal ettiğimiz Manavgat’ın en önemli ayaklarından bir tanesi de Ulualan Mevkiidir. 5 bin dönümüz üzerinde muhteşem bir yer. Bu yerin en büyük özelliği, bir ucu ırmak, bir ucu deniz, bir ucu da güzelim Manavgat kenti. Manavgat’ı yeniden inşaa edebileceğiniz, Manavgat’ı yeniden kurgulayabileceğiniz, gelecek 50 yıla taşıma hayaliniz olduğu Manavgat’ın bütün ihtiyaçlarını, gereksinimlerini kurgulayabileceğiniz bir alan burası. Bugüne kadar bizden önceki yerel yöneticiler, sizil toplum örgütleri herkes Manavgat’ı doğru zamanda planlayalım, doğru ellerden burası kurgulansın diye, hiçbir zaman siyasete alet etmeden, sabırla burasını bu kent korumuştur. 3 bin dönüm üzerinde Milli Emlak arazisi, 1800 dönüm civarı Manavgat Belediyesi’nin mülkü, geri planda yüzlerce hak sahibi olan ailenin mülkiyeti olan son derece kıymetli bir yer.”

Sabırla bekledik

Ulaştırma Bakanlığı’nın projesinde olan ve bu kente çok büyük artı değer katacağını, bu kentin gerçekten turizm kenti olmasına büyük katkı sağlayacağını bildiğimiz boğaz ağzındaki marinanın, limanın hayata geçmesini sabırla beklediklerini belirten Başkan Sözen, “Bu 5 bin dönüm alanda ne olması lazım, ortak akıl ne diyor? Turizmi besleyen devasa bir sektör ırmaktaki tekne taşımacılığı. Manavgat’a renk katan bir sektör bu. 1,5 milyon turisti taşıyan bir sektör. Birçok aileye isdihdam sağlayan, besleyen, ayakta tutan bu tekne taşımacılığı. Bir de çekek var. Dünyanın birçok yerine tekne yapıp gönderen ve bütün Akdeniz, Ege sahillerine kadar teknelerin bakım, onarımını yapan bir tersane emekçileri var. Bunlar bu 5 bin dönümün parçası olamak zorunda. Aynı zamanda hayal ettiğimiz Manavgat için dünyadaki çok büyük aktivitelerin yapıldığı, büyük festivallerin, etkinliklerin yapıldığı, milyonların, yüzbinlerin toplandığı, uluslararası etkinliklere ev sahipliği yapacak etkinlik alanları burada olmalı. Her türlü golf de dahil sportif etkinliklerin yapılabileceği alanlar olmalı. Ticari merkezler olmalı, konaklamalar olmalı, cazibe merkezleri olmalı. En önemlisi de burayı bunca yıl koruyan halkın kullanacağı rekreasyon alanları, özel donatı alanları, halk plajları, halkın nefes alacağı deniz kenarları da dahil olmak zorunda. O zaman anlam kazanır, o zaman Akdeniz Çanağı’nda burası gerçek cazibe merkezine döner” dedi.

Başkan Sözen konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Hep iddiamız burayı beraber planlamaktı. Manavgat’ın yetiştirdiği birçok teknik insan var, odalarımız var, ufku, hayali olan dostlarımız, siyasi partilerimiz var. Onlarla konuşalım, paylaşalım, kentin yaşayanlarının fikrini alalım, daha sonra da Bakanlığımızın önderliğinde Türkiye’de bu projeleri üst ölçekte yapabilen, hata ve hatta daha da ötesi dünyada uluslararası bazda projeler yapan ofislerden destek isteyelim ve burası muhteşem bir yer olsun. Manavgat’ın 50 yılını, Antalya’nın turizmine destek olacak bu proje hayata geçsin. Hep bunu hayal ettik.

Belli yanlış bilgilenmeler var. Üsnüne basarak söylüyorum, biz kimseyi yanlış bilgilendirmiyorum. Yüreğimizden eleni kent adına konuşmaya çalışıyoruz. Çünkü kentin ne düşündüğünü biliyoruz. Sayın Bakan lutfettiler, davet ettiler. Biz bu projenin Manavgat’ı mutlu etmeyeceğini, Manavgat’ın yarınlarını tam anlamıyla tamamlamayacağını, burada çekek yerinin unutulmayacağını, marinanın mutlaka yapılması gerektiğini söyledik. Biz golfe asla karşı değiliz. Biz Türkiye’nin en büyüğüyüz. Yatırımın ne olduğunu biliyoruz. Karşı değiliz ama doğru yerde, doğru zamanda, doğru yatırım.

Alternatif turizm bölgesi olan Oymapınar var, alt yapısı da belli ölçüde kurgulandı, Bakanlığa orasını önerdim. Hem o bölgenin canlanacağını, burada da halkı mutlu edeceğimizi söyledim. Marinanın açık deniz olması nedeniyle olamayacağını ifade ettiler. Biz de dünyayı gezme şansımızın olduğunu, burnumuzun dibinde Alanya’da açık denizde marina olduğunu, Antalya’da açık denizde marina olduğunu ifade ettik. Türkiyenin her yerinde açık denizde marina var. Neden olmasın? Bunları ifade etmeye çalıştık. Buraya gelen, platforma olan insanlarımızın amacı asla yöneticilrimizi sıkıntıya sokmak değildir. Hiyerarşiyi bilen, bu sürece saygı gösteren insanlarız. Bu toplum bizi doğru bildiğini ifade etmemiz için görevlendirdi. Doğru bildiğimizi söylemediğimiz zaman kendimizi inkar etmiş oluruz.

Umudumuzu asla kaybetmiyoruz, ılımlı bir dille, hiç kimseyi rencide etmeden, suçlamadan teşekkür ederek başladık. Amacımız bu projeden bir an önce geri dönülmesi. Yöneticilerimizin buna duyarsız kalacağını zannetmiyorum. Randevu alıp gittiğimizde bunun neden böyle olması gerektiğini ilk fırsatta dillendireceğiz.

Yasalar çerçevesinde, saygı çerçevesinde sesimizi duyurmaya, sizlerden aldığımız güçle kendimizi ifade etmeye sonuna kadar devam edeceğimizi buradan söylüyorum.”

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum