Kaza yapan şoförün savunması; ‘‘Turistler alkollüydü, emniyet kemerlerini takmaları konusunda uyardım, takmadılar”

ANTALYA'nın Akseki İlçesi yakınlarında 2016 yılı Mart ayında meydana gelen 2 kişinin öldüğü 16 kişinin ağır yaralandığı trafik kazasıyla ilgili Manavgat 2’nci Ağır Ceza mahkemesinde savunma yapan midibüs şoförü Kazım Uğuz, “Turistler araca bindiklerinde rehber aracılığıyla hepsine emniyet kemerleri konusunda uyardım. Ancak takmadılar, zaten binenlerin hepsi sarhoştu” dedi.


Kaza yapan şoförün savunması; ‘‘Turistler alkollüydü, emniyet kemerlerini takmaları konusunda uyardım, takmadılar”

Antalya Konya karayolunun Akseki ilçesi Murtiçi mevkiinde 14 Mart 2016’da meydana gelen Luminita Rusu’nun olay yerinde, Petrica Postelnicu’nun götürüldüğü Manavgat Devlet Hastanesi’nde öldüğü ve midibüs şoförü Kazım Uğuz’a birlikte 2’si ağır 16 kişinin yaralandığı kazayla ilgili davanın Manavgat 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesine devam edildi.
Kazayla ilgili Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, midibüs şoförü Kazım Uğuz’un kullandığı 07 S 4176 plakalı midibüsün olay günü Antalya’dan Kapadokya’ya turistleri götürdüğü, yağış nedeniyle kayganlaşan yolda sürücünün direksiyon kontrolünü yitirmesi sonucu, midibüsün yoldan çıkarak gidişe göre önce sol tarafta bulunan kayalık alana çarpması sonucu ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, Luminita Rusu’nun olay yerinde, Petrica Postelnicu’nun ise hastanede vefat ettiği belirtildi. İddianamede, kaza nedeniyle şoför Kazım Uğuz’un Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan 3 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi.


“EMNİYET KEMERLERİNİ TAKMADILAR, HEPSİ ALKOLLÜYDÜ”


Manavgat 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Kazım Uğuz ve tarafların avukatları katıldı. Sanık Kazım Uğuz, olayın istemeyerek gerçekleştiğini ve kendisinin kusuru bulunmadığını belirterek, “Olay günü götürdüğüm tur benim turum değildi, başka bir arkadaşın turuydu. Ancak o arkadaşın aracında emniyet kemerleri çalışmadığı için havaalanında bana verdiler. Ben itiraz ettim ama kabul edilmedi. Turistler araca bindiklerinde rehber aracılığıyla hepsine emniyet kemerlerini takmalarını söyledim. Bu kamera kayıtlarında vardır. Ancak takmadılar, zaten binenlerin hepsi sarhoştu. Yolda giderken dinlenme tesislerinden 15 20 dakika mola verdik, hareket ederken yine emniyet kemerlerini takmaları gerektiğini ihtar ettim, aksi durumda mesuliyet kabul etmeyeceğimi söyledim” dedi.


“ARAÇ KONTROLDEN ÇIKTI VE DÖNMEYE BAŞLADI”


Olay günü Murtiçi mevkiine vardıklarında yağmur yağdığını anlatan şoför Kazım Uğuz, “Sağa viraja doğru dönerken yol sola meyilli olduğu için araç kontrolden çıktı ve yol üzerinde dönmeye başladı, sol tarafa kayaya vurdu, sonra dönüp sağ arka tarafı aynı yere vurdu, daha sonra durdu” dedi. Olayın ardından rehberin alnında kan olduğunu ama bir şeyinin olmadığını söylediğini belirten Kazım Uğuz, “Arkamda oturan bayan camdan fırlamıştı. Nabzına baktığımda atmıyordu, diğeri hastanede vefat eden kiloluydu. Kaya ile aracın arasına sıkışmış tüm kaburgaları kırılmıştı. Ambülansı çağırdık ama 15 dakika sonra geldi” diye konuştu. Sanık Kazım Uğuz, mahkeme başkanının sorusu üzerine olay esnasında aracın hızının 60 kilometre civarında olduğunu söyledi.


ŞİKAYETÇİLERİN AVUKATI: “ARAÇTA EMNİYET KEMERİ YOKTU”


Şikayetçilerin avukatlarından Kübra Nur Aslan, sanığın beyanlarını kabul etmediklerini, kaza nedeniyle 2 kişinin hayatını kaybettiğini ve çok sayıda yaralı olduğunu belirterek, “Sanığın savunmasının aksine araçta emniyet kemeri bulunmamaktadır. Hatta müştekiler tercümana ‘Sizin ülkenizde emniyet kemeri zorunlu değil mi?’ diye sormuş, tercümanda ‘sadece şoförler için zorunlu’ şeklinde cevap vermiş. Ayrıca müştekilerin alkollü olmaları hususu sanığın kusurunu etkilemeyecektir. Diğer yandan bazı müştekilerin kaza nedeniyle maluliyetleri devam etmektedir, bu hususta Romanya devletine müzekkere yazılmasını talep ediyoruz” dedi.
Mahkeme dosyadaki eksiklerin tamamlanması için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.


“ULUSLAR ARASI YAZIŞMALAR UZUN SÜRDÜĞÜ İÇİN UZADI”


Davayla ilgili açıklama yapan şikayetçilerin avukatı Hakan Üncüoğlu, davanın bu kadar uzun sürmesinin, Akseki Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ilk iddianamenin mahkeme tarafından iade edilmesi ve davanın uluslar arası boyutunun olması nedeniyle olduğunu belirterek,”Uluslar arası yazışmalar uzun sürmekte bazen cevaplar çok geç gelebilmektedir. Bunlardan dolayı yasal süreç bu kadar uzadı. Biz bu yıl içerisinde kararın çıkmasını bekliyoruz. Kazayla ilgili açtığımız maddi ve manevi tazminat davaları da sürmektedir” dedi.

HABER:Mithat ABAKAN