Küçük kızın çaresizliğinden yararlanan sanık tutuklandı
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Küçük kızın çaresizliğinden yararlanan sanık tutuklandı

Antalya’nın Manavgat ilçesi Side Mahallesi’nde 18 yaşından küçük kız çocuğu Y.G.’ye (17) fuhuş yaptırdığı iddiasıyla yargılanan tutuklu O.S. (42) 11 yıl 3 ay hapis ve 3 bin 740 lira adli para cezası aldı. Mahkeme sanığın cezasında indirim yapmadı.

22 Temmuz 2018 - 10:44

MANAVGAT'TA ÇOCUK İSTİSMARI HABERİ 

Manavgat’ın Side mahallesinde fuhuş yaptırdığı ihbarı üzerine jandarma tarafından geçen Nisan ayında suçüstü yapılarak göz altına alınan O.S, sevk edildiği sulh ceza hakimliği tarafından ‘Çocuğu fuhşa teşvik etmek ve çocuğun fuhşuna aracılık etmek’ suçundan tutuklandı. Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanığın 18 yaşından küçük Y.G’yi para karşılığı cinsel birliktelik yaşatmak için evinde bulundurduğu ve erkeklerle cinsel birliktelik yaşattığı, sanığın evine gece saatlerinde yapılan baskında Y.G.’ninde evde bulunduğu belirtildi.

Y.G.’nin alınan ifadesinde; daha önceden sanıkla tanıştığını ve zaman zaman borç para aldığını, bir süre sonra sanığın ‘sana para kazandırabilirim’ dediğini ve kendisininde içinde bulunduğu çaresizlik nedeniyle sanığın başka erkeklerle para karşılığı birlikte olma teklifini kabul ettiği, Şubat ve Mart aylarında sanığın ayarladığı kişilerle para karşılığı ilişkiye girdiği aktarıldı.

Sanığın alınan savunmasında ise Y.G.’yi birkaç defa farklı erkeklere pazarladığını itiraf ettiği belirtildi. İddianamede ayrıca hakkında başka bir dosya nedeniyle soruşturma yürütülen ve telefon dinlemesi yapılan C.K. ile sanık arasında geçen konuşmalarda çok sayıda kadın ticaretine ilişkin görüşme olduğu anlatıldı.

Manavgat 6’ncı Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada ise sanık O.S., “Olay tarihinde patronumdan Y.G.’nin telefonunu almıştım. Bir arkadaşım beni telefonla arayarak kız ayarlayıp ayarlayamayacağımı sordu. Bende Y.G.’yi aradım. Side Kemer’de bulunan evimde Ç.G.G. ile beklemeye başladık. Sonra eve Y.G. geldi. Sonra hep beraber evde 3 kişi otururken kapıya jandarmalar geldi. Bu olay haricinde ben mağdur Y.G.’yi hiçbir tarihte fuhuşa teşvik etmedim. Bulunduğu zor durumdan yararlanmaya çalışmadım. Beraatimi talep ediyorum” dedi. Hakim, sanık O.S.’ye daha önce jandarma ve savcılıkta alınan ifadelerinde 3 olaydan bahsettiği hatırlatarak çelişkiyi sorunca sanık, “Ben her ne kadar soruşturma aşamasında 3 olaydan bahsetmiş isem de yalnızca burada ki ifademde verdiğim olay doğrudur. Diğerleri doğru değildir” dedi.

Davaya katılan Y.G. ise kameraman, sosyal hizmet uzmanı ve pedagog eşliğinde alınan ifadesinde, O.S.’nin buluşmak için telefon ettiğini ve kendisinin de sanığın evine gittiğini anlatarak, “Orada bana ‘Uyuşturucu madde kullanıyorsun herhalde, istersen ayarlayabilirim’ dedi. Bende uyuşturucu madde kullanmadığımı söyledim. Sonra bana bir erkekle arkadaşlık etmek isteyip istemediğimi sorduç Eve Ç.G.G. geldi. Beraber oturduk, bu sırada herhangi bir cinsel birliktelik olmadı. Kapı çalındı ve jandarmalar eve geldi” dedi. Y.G. sanıktan şikayetçi olmadığını söyledi. Y.G. soruşturma dosyasında verdiği ifadelerinde doğru olmadığını belirtti.

Duruşmaya katılan pedagog Y.G.’nin durumunu şöyle açıkladı:

“Mağdur beyanda bulurken fiziksel hareketleri itibariyle bir şeyleri gizlediği, sakladığı, bir şeylerden korktuğu şeklinde izlenim uyandırmıştır. Mağdur konuşurken göz temasından kaçınmakta ve beden dili itibariyle küçülmektedir. Mağdurun beyanlarına itibar edilip edilmeyeceği husunda takdir mahkemenindir”

Y.G.’nin avukatı Atalay Arslan’da pedagogun beyanlarının önemli olduğunu belirterek, “Mağdur kendisini tam olarak ifade edememiştir. Mağdurun özel durumu dikkate alınarak bu husustaki beyanı yeniden alınmalıdır. Sanığın beyanlarına itibar edilemez. Sanık soruşturma aşamasında olayları tüm ayrıntılarıyla anlatmıştır” dedi.

Duruşmaya katılan Y.G.’nin babası Ş.G. ise kendinsin olayı sonradan öğrendiğini, çalışan bir kişi olduğunu kızının da öğrenci olduğunu söyleyerek, “Benim bilgim dışında kızım sanık tarafından kandırılmış ve dava konusu suç işlenmiştir. Ben sanıktan şikayetçiyim” dedi.

Duruşmada tanık olarak dinlenen Ç.G.G.’de verdiği ifadesinde sanığın fuhuşa teşvik işi ile uğraştığını bildiğini, daha önceden bir arkadaşının sanık aracılığıyla Y.G. ile görüştüğünü kendisine anlattığını belirterek, “ Bende O.S.’yi aradım. Sanığın Side’de ki evine gittim. Evde sanık ve Y.G. vardı. Y.G.’nin yaşının küçük olduğunu fark ettim. Bir odaya geçerek gizlice jandarmayı aradım. Ben Y.G. ile görüşmek için sanık O.S.’ye 250 lira verdim” dedi.

Mahkemede son sözü sorulan sanık, “Ben sadece Y.G. ile Ç.G.G.’nin arkadaşlık yapmalarını istedim. Hiçbir şekilde suç işlem kastım yoktur. Tutuklu olmam nedeniyle oldukça fazla mağdur oldum. Eşim ve çocuklarım var. Öncelikle tahliyeme ve beraatime karar verilmesini talep ediyorum” dedi.

Hakim, sanık O.S.’ye ‘Çocuğu fuhşa teşvik etmek ve çocuğun fuhşuna aracılık etmek’ suçundan önce 6 yıl hapis 100 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın bu eylemi Y.G.’nin çaresizliğinden yararlanmak suretiyle işlediği için cezasını yüzde 50 arttırarak 9 yıl hapis 150 gün adli para cezasına, sanığın eylemi değişik zamanlarda birden fazla gerçekleştirdiğinden cezasının dörtte bir daha arttırılarak 11 yıl 3 ay hapis ve 187 gün adli para cezasına, sanığın genel durumu bakımından mahkemede olumlu kanaat uyandırmadığından indirim yapılmamasına karar verdi.

Haber: Mithat Abakan

Bu haber 2967 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x