Manavgat’ta pompalıyla dehşet saçan sanıktan şok sözler
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam

Manavgat'ta pompalıyla dehşet saçan sanıktan şok sözler

Antalya’nın Manavgat ilçesinde ırmak kenarında eşini yaralayıp, Ödek Azgın’ı öldüren sanık Hasan Topal, “Ben eşimin o grupta zorla tutulduğunu düşündüğüm için onu almaya gittim. Böyle bir olay meydana geldiği için ailelerinden özür diliyorum” dedi.

07 Temmuz 2018 - 14:15

 Geçen yıl Kasım ayında Manavgat’ta ayrı yaşadığı eşi Döne Umut Topal’ı pompalı tüfekle ayağından yaralayan ve çevrede Niyazi ve Şahin isimleriyle bilinen Ödek Azgın’ı öldüren Hasan Topal’ın ‘kasten öldürme’ suçundan ‘müebbet hapis’ istemiyle yargılandığı dava başladı. Manavgat 1’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya tutuklu sanık Hasan Topal, yaraladığı eşi Döne Umut Topal ile sanığın avukatı ve tarafların yakınları katıldı.

Kimlik tespitinin ardından mahkeme başkanı tarafından davayla ilgili iddianame özetle okunan sanık Hasan Topal savunmasında olaydan önce arkadaşı Onur Kara’nın kendisini aradığını, gece şehir içinde arkadaşlarıyla gezerken, 3-4 kişilik bir gruptan sarhoş birisinin kız arkadaşı Yaren Yalçınkaya’ya laf attığını aralarında tartışma yaşandığını, o grubun içinde ayrı yaşadığı eşi Döne Umut Topal’ı da gördüğünü anlattı. Onur Kara’nın yanındakilerle beraber otomobille kendisini almaya geldiğini, Manavgat ırmağı kenarında eşini ve yanındakileri aramaya başladıklarını anlatan Hasan Topal, daha sonra eşinin ailesinin evine gittiğini, eşinin annesinin kendisine, ‘Kızımı al, gel.’, babasının ise ‘Benim Döne diye bir kızım yok’ dediğini aktardı. Arkadaşı Onur’un kız arkadaşını evine bıraktıktan sonra yeniden ırmak kenarına geldiklerini bu sırada arabadakilerin kendisine, gruptan birisinin eşine tokat attığını söylediğini belirten Hasan Topal, “Ankara Pub isimli işyerinin yanına geldiğimde otomobilden indim. Gelirken evden aldığım kısa dipçikli pompalı tüfeği belime takarak yürüdüm. Ankara Pub, isimli işyerinde eşimi 6-7 kişilik grubun içinde alkol alırken gördüm. Havaya 1 el ateş ettim. Eşim beni görünce masadan kalkarak yanıma geldi, bu sırada masadakiler eşimi engellemeye çalıştı. Eşim bana, ‘Vuracaksan önce beni vur’ dedi. Böyle deyince dönüp gitmek istedim, Eşim ve yanındakiler bana hakaret ve küfür etti” dedi.

Bu sırada eşinin yanındakilerin kendisine doğru geldiğini ve çevrelemeye çalıştıklarını anlatan Hasan Topal, grubun içinden çıkmak için 2 defa yere doğru ateş ettiğini söyledi. Sanık Hasan Topal savunmasında şunları söyledi;

“Geri geri giderken ayağım taşa takıldı, yere düştüm. Bu sırada silah birden ateş aldı, vurulan şahıs üzerime düştü. Bende o panikle oradan kaçtım. Otomobilin yanına gittiğimde Onur Kara ve arkadaşları gitmişti. Ben eşimin o grupta zorla tutulduğunu düşündüğüm için onu almaya gittim. Böyle bir olay meydana geldiği için ailelerinden özür diliyorum” dedi.

Sanık Hasan Topal’ın eşi Döne Umut Topal ise avukat tutacak maddi gücünün olmadığını, bu nedenle mahkemeden avukat talep ettiğini, ayrıntılı ifadesini avukat atandıktan sonra vereceğini belirterek, “Sadece şunu söylemek istiyorum; Ben orada zorla tutulmadım, Kimse bana tokat vurmadı, Eşim pubın önüne havaya ateş ederek geldi” dedi. Döne Umut Topal eşinden şikayetçi olduğunu söyledi.

Olay sırasında Ankara Pub’ın yanındaki otelde kaldığını söyleyen tanıklardan Bahattin Dede, “Olay gecesi otelde kalıyordum. 1 el silah sesi duyunca balkona çıktım. 2 kadın ve 3 erkek bir kişinin üzerine gidiyordu. Kadınlardan biri ‘yapma’ diye bağırıyordu. Bu sırada erkeklerden biri de, ‘Yaparmısın, yapamazsın’ diyerek küfür ediyordu. Bu sırada elinde tüfek olan şahıs gruptan geri geri giderek uzaklaşmaya  çalışıyordu. Erkek şahıslardan biri kenardan dolaşarak arkasına geçti, silahı almaya çalıştı. Bu dırada bir boğuşma yaşandı ve tüfek ateş aldı. Kadınlardan birinin ‘Vuruldu’ diye bağırdığını duydum” dedi.

Ankara Pub adlı işyerinin sahibi Niyazi Güleçyüz’de kendisinin Ödek Azgın’ı 5 yıldır Niyazi ismiyle bildiğini belirterek, “Olay gecesi Niyazi (Ödek), kadın ve 2 arkadaşıyla işyerimize geldi. Kapanma saatiydi. Geldiklerinde çok alkollüydüler. Bu sırada Hasan’da geldi. Dışarıdan onun geldiğini görünce masadakilerin kendi aralarında ‘Kocası da geldi’ diye konuştuklarını duydum. Hep birlikte Hasan’ın üstne yürüdüler. Hasan, geri geri giderken, “Sizinle işim yok, eşimi alıp gideceğim” dedi. Bir 20 metre kadar yürüdüler, bu sırada silahın namlusu havaya doğruydu. O sırada bir boğuşma yaşandı, Hasan yere düştü ve bir el silah sesi geldi. Hasan kaçtı, ben gittiğimde Niyazi’nin boynundan vurulduğunu gördüm” dedi. Tanık Niyazi Güleçyüz, sanık avukatı Ezgi Eroğlu’nun sorusu üzerine öldürülen Niyazi’nin bir hayat kadınıyla birlikte yaşadığını da söyledi.

Sanık avukatı Ezgi Eroğlu, müvekkilinin kimseyi öldürme kastıyla hareket etmediğini, sadece eşini korumak içgüdüsüyle olay yerine gittiğini belirterek, gruptakilerin üzerine yürümelerinin ardından olay yerini terk etmek istediğini ve bu sırada yaşanan boğuşmada silahın ateş aldığını kaydetti. Avukat Eroğlu, Adli emanette saklı duran tüfekle birlikte dosyanın adli tıp kurumuna gönderilerek, tüfeğin özelliği, ne kadarlık bir basınçla ateş alabileceği, atışın bitişik atış olup olmadığı konularında rapor alınmasını talep etti.

Verilen aranın ardından mahkeme heyeti dosyadaki eksiklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Haber: Mithat Abakan

Bu haber 3403 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x