Trafik kazasında ailesini kaybeden Musa Elmas: Kızım İçin yaşayacağım

Manavgat’ın Çakalderesi kavşağında geçen Pazar gecesi saat 22:00 sıralarında 07 L 3145 plakalı otomobilin takla atarak beton köprü direğine vurmasıyla kazada aynı aileden sürücü Telad Elmas(67), gelini Aysel Elmas(34) ve torunu Telat Elmas (14) götürüldükleri hastanelerde aynı gün, eşi Emine Elmas’da (62) ertesi gün akşam saatlerinde hayatını kaybetti.

Trafik kazasında ailesini kaybeden Musa Elmas: Kızım İçin yaşayacağım
20 Aralık 2019 - 12:56 - Güncelleme: 20 Aralık 2019 - 13:16

MANAVGAT'TAKİ TRAFİK KAZASINDA AİLESİNİ KAYBEDEN MUSA ELMAS'IN ACISI TÜRKİYE'NİN YÜREĞİNİ DAĞLADI!

Kazada otomobilde bulunan Büşra Elmas’da (9) çeşitli yerlerinden yaralandı. Kazada hayatını kaybedenler 2 gün içerisinde Hatıplar mezarlığında defnedildi. Ailenin tek oğlu olan Musa Elmas bir anda annesini babasını, eşini ve Ertuğrul Gazi İmam Hatip Lisesi 1’nci sınıf öğrencisi olan oğlunu kaybetmenin acısını yaşadı.
Manavgat’ta özel bir hastanede tedavi gören Büşra Elmas, dün hastaneden taburcu edildi. Anneannesi ve teyzesini yaşadığı eve götürülen küçük Büşra’ya kaza anlatılarak, annesi, ağabeyi, dedesi ve babaannesinin öldüğü bilgisi psikolog gözetiminde verildi. Haberi alan küçük Büşra’nın çığlık atarak ağladığı belirtildi.


Musa Elmas’ın evinin önünde kurulan taziye çadırı günü her saatinde başsağlığına gelen vatandaşlarla dolup taştı. Sürekli Kur’an okunan çadırda gelen vatandaşlar, bütün acıları bir anda yaşayan Musa Elmas’a başsağlığı diliyor.
Kazanın ardından ilk defa yan yana toprağa verilen annesi, babası, eşi ve oğlunun mezarlarını ziyaret eden Musa Elmas, gözyaşları içerisinde onlara dua etti. Oğlunun çok güzel yemek duası okuduğunu bir yere yemeğe gittiklerinde hep oğluna yemeklerin ardından dua ettirdiklerini söyleyen Musa Elmas, eşinin mezarı başında dua atikten sonra gözyaşlarıyla seslenerek, “Bak bıyıklarımı kestim. Sen hep böyle isterdin” dedi. Annesinin mezarının başında ‘garip anam, derbeder anam’ diyerek gözyaşı döken Musa Elmas, babasına ise ‘Dişlerini yaptıracaktık, iyileşmemişti’ diyerek hem ağladı hem dua etti.
Kazanın olduğu gün ikindi vakti ailecek eniştesine hep birlikte yemeğe gittiklerini anlatan Musa Elmas, “Eniştemde yemek yedik, çay içtik. Oradan yengem dişlerini yaptırmıştı. Oraya gittik. Orada benim üzerime çay döküldü. Ben dışarı çıktım. Babamda arabayı satmamı istiyordu. Bir arkadaşımı aradım, geldi. Birlikte arabanın satış ilanını internete yükledik. Oradan beni eve bırakmasını istedim. Ben eve geldim” dedi. Aradan bir süre geçtikten sonra amcasının oğlunun kendisini arayarak kazayı haber verdiğini anlatan Musa Elmas, “Amcaoğlum kolay kolay aramazdı, bir baktım o arıyor; ‘Amcaoğlu, amcamgil kaza yapmış’ dedi. Geldi, aldılar beni, gittik ki; her yer darmadağın. Bir kişiyi bulamadım. Ailem dağılmış. Kızım bir hastanede, babam bir hastanede, eşim bir hastanede, oğlum bir hastanede, annem bir hastanede. Hangisine koşacağımı bilemedim. İlk kızımı gördüm, Allah’a şükür iyiydi. Oradan devlet hastanesine babama koştum. Bekledik, baktık. Uğraştılar. Biraz zaman geçtikten sonra babamın rahmetli olduğunu söylediler. O acıyla çırpındım, ağladım, sızladım. Oradan oğluma gitmek istedim. Oğlumda yoğun bakımda yatıyordu. Bir gördüm, görmedim. Gözlerim karardı. Annemi Antalya’ya hastaneye götürmüşler. O sırada haber aldığıma göre eşimi de Antalya’ya götürmüşler. Ben ortada çırpınırken eşimden de vefat ettiği haberi geldi. Tuttular beni, salmadılar bir yere göndermediler” dedi.
Babası, eşi ve oğlunun öldüğünü öğrendikten sonra 3’ünün birden cenazesini kaldırmanın kendisini çok kötü yaptığını söyleyen Musa Elmas, “3 cenazeyi birden yerleştirdik ama içim bitti. İçim dağıldı, içim yanıyor. Annemi bekliyordum bir tek umudum oydu.  O da rahmetli oldu ertesi gün. Ertesi gün bir acı daha annem için. Bütün acıların en büyüğü de oydu” diye konuştu.
Kazanın ardından herkesin kendisini arayarak destek verdiğini söyleyen Musa Elmas, tüm Manavgat halkına teşekkür etti.Kızı Büşra’yı hastaneden çıkarak anneannesi ve teyzesinin yanına götürdüklerini anlatan Musa Elmas,  kızına, kazayı ve ölümleri anlatırken çok zorlandığı aktarıp şunları söyledi: 
-----Sponsorlu Bağlantılar-----

“Allaha şükür kızımı da hastaneden çıkardım. En son ailesini kaybettiğimizi söylerken en büyük acıyı bir daha yaşadım. Kızım ağladı ben ağladım. Çok kötü bir duygu çok. Allah düşmanımın başına vermesin. Böyle bir acı da olamaz, bir şeyde olamaz. Bundan sonra kızım için yaşayacağım. Kızım için çalışacağım. Her şey kızım. Kızım tek varlığım, tek mirasları. Ona sahip çıkacağım. Onlar bana onu miras bıraktılar.”
Musa Elmas’ın eşi Aysel Elmas’ın babasının evinde kurulan taziye çadırında da başsağlığına gelenler eksik olmuyor. Atatürk İlkokulu 3’ncü sınıf öğrencisi olan Büşra Elmas’ın öğretmeni ziyarette bulundu. Öğretmeni Büşra’nın teyzesi ve yakınlarıyla görüşerek, kendisini hazır hissettiğinde gelmesi gerektiğini anlattı.
Gazetecilere ailesiyle birlikte açıklama yapan Aysel Elmas’ın ağabeyi İbrahim Çubuk, “Günler geçiyor ama acımız kat kat artıyor. Azalmıyor. Altı kişiydik biz, bacım Aysel’i kaybettik. Bu tablo 1 kişi eksildi. Çok üzgünüz. Ben kendimi çok güçlü hissediyordum. Herkeslere güçlü olun derdim. Arkadaşlarımın, dostlarımın bir cenazesi olduğunda ben onlara hep destek olurdum. Ama kendi başıma geldi, o kadar güçsüz hissettim ki kendimi. Bu acının tarifi anlatılmaz” dedi. 
Büşra’ya yakınlarının öldüğü haberini vermenin kendilerini çok zorladığını belirten dayı İbrahim Çubuk, “Dün, diğer yeğenimi hastaneden çıkarttık. Hastaneden çıkarınca annesinin, abisinin, babaannesi ve dedesinin öldüğünü söylemek görevi bana düştü. O an hiç gözümün önünden gitmiyor. Belki ilk günden daha acı geldi bana. O yavruma annesinin, abisinin, babaannesinin ve dedesinin öldüğünü tek tek arka arkaya söyledim ve çığlık attı. Bu anlatılamaz” diye konuştu.

Haber: Mithat Abakan


YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • İsmail ERGEN
    1 ay önce
    Allahım kimseye böyle acılar yaşatmasın rabbim inşallah ölenlere allahtan rahmet geride kalan Ailesine sabırlar diliyorum çok acı bir durum
  • Ahmet Açıkgöz
    1 ay önce
    O kavşağı o şekilde hangi mantıkla böyle yapıldı o proje sahibi kimse en ağır şekilde cezalandırılması lazım dünyanın en geri zekalı insanını getir o kavşak o şekilde yalnış olduğunu söyler ne oldu bir aile yok olduktan sonra hemen düzeltildi mantıklı bişey yapmak için illaki birileri ölmesimi lazım her zaman böyle oluyo yeter artık be yeter